01.06.2008
UİB’ye bağlı Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçı Birliği ile Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği Genel kurullarında birliklerin son bir yıllık faaliyetleri oybirliği ile onaylanırken her iki sektörde de ihracatın son yıllarda yaşadığı temel sorunların devam ettiği, ancak Çin’deki gelişmelerin de etkisi ile önümüzdeki yıllarda Batı ülkelerine ihracat olanaklarının arttığı vurgulandı.
Seçim olmayan iki Genel Kurul’da da divan başkanlığını Nejat Yahya yaptı. Bursa’nın geleneksel sektörü tekstil ve hazır giyim sektörlerinin temel sorunlarının çözümlenmediğine dikkat çekilirken, zor koşullara rağmen ihracatını artıran sektörün geleceğinin parlak olduğuna işaret edildi. Konuşmalarda en büyük iyimserlik ise Çin’deki gelişmelere ilişkindi.
Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Şenol Şankaya, son dönemde Çin ve Uzakdoğu ülkelerindeki ihracatçıların en çok yakındıkları konunun enflasyon olduğuna dikkat çekti.
“5 Uzakdoğu ülkesinin en büyük şikayetleri enflasyondu. Enflasyonla tanışmaları ve ne yapacaklarını sormaları beni şaşırttı” diyen Şankaya, bu durumun Türkiye için olumlu zemin oluşturacağına inandığını söyledi.
Tekstilin geleceği parlak
“Tekstil bitti” görüşlerinin aksine tekstil ve hazır giyim sektörünün 2002-2007 yıları arasında % 30 büyüdüğünü ve 943 milyar dolara hacme ulaştığını bildiren Şankaya, bu rakamın 2009’da 1 trilyon dolara çıkacağını belirterek, “Türkiye’nin 2007 ihracatı 22 milyar dolardı. Demek ki dünya tekstil ve hazır giyim pazarı Türkiye’nin toplam ihracatı kadar büyüyor. Biz bu kadar olumsuzluklara karşılık bunu başarıyorsak, sektörün önünün açılması durumunda ne büyük bir potansiyel olduğu ortada” dedi.
Doların düşmesi ve Çin’in kotalarının kaldırılmasının, Türkiye’nin ABD’ye olan ihracatını 1,2 milyar dolardan 938 milyon dolara düşürdüğünü kaydeden Şankaya, sektörün rekabet gücünün zayıflamasında vergi düzeninin de etkili olduğunu savundu. Şankaya, “Dolaysız vergi toplamakta güçlük çeken devletin dolaylı vergileri yüzde 70’e çıkarması rekabet gücümüzü olumsuz etkiliyor. Bunun yükünü sanayici çekiyor. İşsizlik ilk defa yüzde 11’lerin üzerine çıktı. İşsizliğin bu kadar yüksek olduğu bir ülkede tekstil ve konfeksiyonun sorunlarının göz ardı edilmesini anlamıyorum. Oysa işsizlikte de en etkili olan sektör bu” diye konuştu.
Türkiye’nin tekstil ve hazır giyimde Avrupa pazarında çok ciddi bir oyuncu ve lider olduğunu kaydeden Şankaya, sektörün geleceğinin parlak olduğuna değinerek, “Doğru destek ve politikalarla bu sektörün AB pazarında sürekli lider olacağına inanıyorum. Bu sektör hiçbir zaman Türkiye’den gitmeyecektir. Gitmemesi ve bölgede lider olması lâzım. Türkiye’nin yaşadığı sorunların temeli üretim, istihdam ve ihracatsa, bunu sağlayacak olan sektör hazır giyim ve konfeksiyondur .
Çin etkisi yeterli değil
Birliğin Yönetim Kurulu Üyesi ve BUSİAD Başkanı Arif Özer ise Avrupalı firmalardan Türkiye’ye geri dönüş yönünde sinyal aldıklarını açıkladı. Özer, batılı firmaların tekrar Türkiye’den mal almaya yönelmesinin önemine vurgu yaparken, “Bunlar bizim için olumlu gelişmeler. Ama sonuçta bizdeki sorunların da çözülmesi lazım. Tek başına bu yeterli değil. Türkiye’de 2005’dediyorduk ki, Çin bizi mahvedecek. Biz bunu çok çabuk atlattık. Batı pazarına yakınlık, hız, kalite, yetişmiş elemen potansiyeli sayesinde bunu aştık. Sadece basit (basic) mallar Çin’e kaydı. Ama Türkiye kendini kanıtladı, ihracatını artırdı ve rüştünü ispat etti. Tekstil ve konfeksiyon hala stratejik sektördür. Özellikle ithal girdi oranının azlığı da bir avantajdır” diye konuştu. Özer, Bursa’nın hazır giyim ve konfeksiyon ve özellikle polyester iplik ve kumaşta Türkiye’de büyük bir ağırlığa sahip olduğuna da dikkat çekti.
Aman Avrupa’da durgunluk olmasın
Tekstil İhracatçıları Birliği Başkanı İbarahim Burkay iseTürkiye için en olumsuz senaryonun, 2008 global krizinin Avrupa’da durgunluğa yol açması olduğunu belirtti. “Bu Türkiye’yi çok fazla etkiler. Umarız bu yaşanmaz. Sadece finans sektöründeki sorunlarla bu iş atlatılmış olur” diyen Burkay, Türkiye’de siyasal gündemin olumsuzluklarına dikkat çekti. Burkay, “Tekstilde ihracat artıyor ama aslında biz daha fazlasını hedefliyorduk. Maalesef geçen sene siyaset öndeydi. 2008 de yine aynı. Ekonomi geri planda, siyaset yine ön planda. Hükümetten beklentimiz, kapatma davası sürse de, bir an önce bu reformları tamamlamak. ‘İkinci nesil reformların’ bir an önce hayata geçirilmesi lazım. Ben umutluyum. Tekstil sektörünün hala Türkiye’nin lokomotif sektörü olduğunu düşünüyorum. Avrupa’da daralma var, ama Çin ve Asya pazarı alternatif pazar olarak ele alınıyor” diye konuştu.
Tekstil Teknoloji Merkezi geliyor
Burkay, iki birliğin ortaklaşa olarak. Bursa Tekstil Teknoloji Şirketi kurulmasına çalışıldığını ve şirketin bu yıl içinde faaliyete geçeceğini açıkladı. Bukay, “Hukuki ve mali altyapısı tamamlanıyor. Projeler üretmeyi ve AB fon kaynaklarından yararlanmayı planlıyoruz” dedi.